| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bilgiportaliniz ödevler,konular,özetler,programlar,download,indir

Yazılar arşiv 03.2009 Other entries in 2009-03 resimler , videolar

Birden Fazla Resmi Photoshop ile Boyutlandırma

Birçok alanda kullandığımız resimleri bazen yeniden boyutlandırma işlemi işkenceye dönüşebiliyor. Örneğin internet üzerindeki albümlere yükleme yaparken dijital kameradan çektiğimiz fotoğrafları direkt atmak akıl karı olmuyor. Çünkü resim ebatları çok büyük oluyor. Onun yerine resimleri biraz daha küçülterek yüklemek daha mantıklı oluyor. Fakat bu nokta da karşımıza resimleri boyutlandırma problemi çıkıyor. Photoshop ya da diğer programlarda tek tek boyutlandırmaya kalkıştığımızdaysa saatlerimizi çöpe atmış oluyoruz. bunun yerine piyasada toplu olarak resimlerinizi boyutlandırabileceğiniz birçok program mevcut. Fakat Photoshop varken başka programları kullanmaya ne gerek var? Yazımızın ilerleyen bölümlerinde Photoshop ile birden çok resmi hızlı bir şekilde, zahmetsizce nasıl boyutlandıracağımızı hep birlikte göreceğiz.

işleme ilk olarak Photoshop programını açıp Windows menüsünden Actions penceresini göstertmekle başlıyoruz. Actions, bize resimleri yeniden boyutlandırmada asıl yardımı yapacak olan araç. Sonrasında ise herhangibir resmi açıyoruz. Action penceresinin alt kısmında bulunan New Actions butonuna basıyoruz. Karşımıza çıkan pencereden sadece Name kısmının karşısına resize yazıyor ve Record butonuna basıyoruz. Şimdi yapacağımız işlemler kayda alınacak ve tek resim için uygulacağımız işlemleri daha sonra diğer dosyalara da uygulamak üzere kullanılacak. Sonrasında ise sırası ile Image/Image Size yolunu kullanıyoruz. Açılan pencereden resimleri hangi boyutlara getirmek istiyorsak o değerleri giriyoruz. Burada dikkat edeceğimiz nokta ise aynı boyutun diğer dosyalar için de kullanılacak olmasıdır. Yani buraya hangi değerleri girersek (yükseklik ve genişlik) toplu boyutlandırma esnasında da aynı değerler kullanılacak. istediğimiz değerleri verdikten sonra Actions penceresinin alt kısmından stop düğmesine basıyoruz ve resmi kapatıyoruz.

Artık resimlere uygulayacağımız işlemi oluşturduk ve sıra bu işlemleri resimlerimize nasıl uygulayacağımıza geldi. Bu kısımda ise toplu boyutlandırmayı gerçekleştireceğiz. Bunun için sırası ile File/Automate/Batch youlunu kullanıyoruz. Batch penceresinde ise Set kısmınnı değiştrimeden Action kısmından az önce oluşturduğumuz resize seçenğini seçiyoruz. Hemen bu kısmın altında source kısmını “folder” olarak seçiyoruz. Bu seçimimizin sebebi bir klasöre komple etki etmektir. Ve bundan sonra “choose” butonundan yeniden boyutlandırılmasını istediğimiz resimlerin bulunduğu dizini seçiyoruz. Destination kısmında da yine “folder” seçenği işaretli bulunmalı. Bu da yeniden boyutlandırılan dosyaları nereye kaydedileceğini gösterir. Yine Choose butonuna basarak kaydetmek istediğimiz konumu seçiyoruz. Ayarlarımızı yaptıktan sonra da “ok” butonuna basarak boyutlandırma işlemine başlıyoruz. Her resim boyutlandırılırken size resim kalitesi ile ilgili bir pencere sunacaktır. istediğiniz kaliteyi seçip “ok” butonuna basıyorsunuz. işin en kolay kısmı zaten bu.

Yapması ilk bakışta belki karmaşık görünebilir fakat bir defa yaptıktan sonra çok basit geliyor <img src='http://www.bloggum.com/public/images/ifadeler/icon_smile.gif' /> istediğiniz boyutlarda ayrı ayrı Action tanımlayıp kaydettiğiniz zaman ileride büyük faydasını göreceksiniz. Eğer işlem ile ilgili takıldığınızbir nokta olursa yorumlarda çekinmeden belirtebilirsiniz <img src='http://www.bloggum.com/public/images/ifadeler/icon_smile.gif' />

Photoshop Fırçaları İndir

Grafik ile az da olsa uğraşan herkes Photoshop’u bir defa bile olsa mutlaka kullanmıştır. Eğer benim gibi devamlı kullanan biriyseniz “brush” yani fırçaları da mutlaka kullanmışsınızdır. Fırçalar az zamanda mükemmel işler çıkarmamızı sağlıyor. Duvar kağıtlarında, web çizimlerinde her yerde lazım oluyor. Bir de son zamanlarda moda haline gelen kıvrımlı kenar süsleri var, bunlar da elbette fırça. Illustrator bilginiz varsa o kısmını bilemem ama benim olmadığı için mecburen fırçalar en büyük yardımcım oluyor. Yazının devamında derlediğim 30 fırça kaynağına hep birlikte bakalım.

Fırçaları kullanmak için; indirdiğiniz fırçayı (zipden kurtardıktan sonra ortaya çıkan .abr uzantılı dosyayı” Photoshop programının kaynak klasörü içinde bulunan Presets/Brushes dizini altına kopyalıyoruz. Daha sonra Photoshop içinde fırça aracını seçtikten sonra fırça desenlerinin olduğu palete tıklıyoruz. Sağ üst köşedeki ufak ok işaretine tıkladıktan sonra açılan menüden “load brush” deyip yüklüyoruz.

  1. PS Brushes: Kategorilere göre
  2. 100 tane HDR fırça
  3. Brusheezy: Kategorilere göre
  4. Bedava fırçalar
  5. GetBrushes: Kategorilere göre
  6. Photoshopsuppor
  7. HDR Fırçalar Bölüm-1
  8. MyPhotoshop Brushes: Kategoriye göre
  9. 500ml: Kategoriye göre
  10. Luxa: Kategoriye göre
  11. Vector Art: Vektörel
  12. Inobscuro
  13. R0man
  14. Deviantart
  15. 8Nero
  16. PSBrushes:Kategoriye göre
  17. Designfruit-Jason Gaylor
  18. Chez Plumeau: Kategoriye göre
  19. Techzilo:En iyi 40 PS Fırça Paketi
  20. Hawksmont Universe
  21. Magurno
  22. Adamwoodhouse*
  23. Designus
  24. HDR Fırçalar Bölüm-2
  25. Pixelmoonstudio
  26. Celestial Star
  27. PSbrush:Kategoriye göre
  28. Graphicxtras
  29. 100X100 Brushes
  30. 22Pixel
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

 

Markalı Bilgisayar mı Yoksa Toplama Bilgisayar mı?

Eskiden yani benim liseye gittiğim dönemlerde toplama diye tabir edilen bilgisayarlar bir hayli revaçtaydı. Bu bilgisayarların konfigrasyonları yani özellikleri; gittiğiniz bir bilgisayarcı tarafından oluşturulur. Bilgisayarcılar ise çoğu teknik eleman olarak görev yapan aslında bu mesleğe okul eğitimini almadan başka bir meslek dalından gelmiştir. Kendi doğrularını tüketiciye de kabul ettirirler. Kasa içinde toplayacağı bilgisayarın performansı onun için önemli olmamaktadır dolayısıyla müşteri memnuniyeti de… Asıl önemli olan ücretidir. Son dönemlerde ise pazar payının artık markalı bilgisayarlara kaydığını, toplama bilgisayarların tahtının sallandığını açıkca görebiliyoruz.

Bu pazar payının kaymasında en büyük etken elbette güvenilirlik. Birçok toplama bilgisayara aldığınız bilgisayarcıdan başkası garanti vermez. Bilgisayarcının da iki üç gün sonra dükkanını kapatıp gideceği tutarsa karşınızda bir muhattap bulamıyorsunuz. Fakat markalı bilgisayarlarda garanti tüketiciye ürünü sunan firma tarafından verilir. Resmi geçerliliği vardır. Bilgisayarı aldığınız mağaza kapansa dahi firmada mutlaka sizin muhatap bulabileceğiniz kişiler mevcuttur.

Bilgisayarı alırken yazılan özelliklerde bir konfigrasyon alamıyorsunuz zaman zaman toplamalarda. Eğer bilgisayardan anlamıyorsanız bilgisayarcıyım diye geçinen bazı kurnazlar içinden kendi lehlerine bazı parçaları değiştirmeyi ihmal etmezler. Böyle birşey yine markalı bilgisayarlarda söz konusu olmuyor. Çünkü firma çıkardığı her model için resmi yerlerden onay alıyor. Hatta büyük çaplı çalışan firmalar garanti koşullarını sağlamak için parçaları dahi onaylatıyor.

Tüketici açısından en önemli unsur ise tabi ki fiyat! Aynı özellikte toplama bir bilgisayar ile markalı bir bilgisayar arasında mutlaka fiyat farkı oluşur. Tüketici bunu marka satma eylemi olarak yorumlar ancak burada çok büyük bir yanılgıya düşer. En başta toplama bilgisayarlarda fiyatı ucuz tutmak için parçaların kalitesi düşük kalabiliyor. Ancak markalı bir bilgisayar müşteri memnuniyeti ve bugünlük değil ileriye yönelik de baktığı için olaya daha kaliteli parçalar kullanacaklardır. Vee dananın kuyruğunun koptuğu yer; yani fiyat farkının çıkmasında en büyük neden markalı bir bilgisayar aldığınız zaman yanında eğer Windows işletim sistemi varsa lisanslı bir de işletim sistemine sahip oluyorsunuz. Toplama bilgisayarların%90′ı bu unusuru gözardı eder yani lisans yoktur konfigrasyonlarda. Bugün bir lisans ücreti 250 YTL civarlarındadır.

Tüketici odaklı çalışan firmalar daima müşteri memnuniyetini ön planda tutar. Çünkü müşteri memnun olursa hemen olmasa bile ileride tekrar bir ürün alacağında tercihleri arasında eğer kendi ürünlerinden memnun kaldıysa onlar da olacaktır. Toplama bilgisayar yapıp satan ağabeylerimiz ise işin bu boyutunu asla düşünmezler. Çoğu kez bilgisayarcı-müşteri tartışmalarına tanıklık yapmışımdır bu konuda. Markalı bir bilgisayar alacaksanız seçtiğiniz model tek sizin için oluşturulmamıştır. Firmanın bilgisayar mühendisleri tarafından birbiri ile uyumlu çalışabilecek parçalarla desteklenmiş belki binlerce adet çıkış yapılacaktır. Yani burada yapılacak bir parça hatası tüm adetleri etkileyecektir ve bazen firmalar bu yönde tüketiciden ürünü geri alıp parçaları ücretsiz değiştirebiliyor. Ayrıca böyle firmaların destek hatları da mevcuttur.

Pazar payının markalı bilgisayarlara kaymasının genel sebepleri bunlarmış. Birçok bilgisayar firması bu sebepleri sunuyor. Bu yazıyı hazırlamamda bana yardımcı olan Escort Computer yetkililerine teşekkür ediyorum.

Evlere Şenlik Ubuntu Feisty Fawn-Programlar

Bundan yaklaşık bir hafta önce Ubuntu kurduğumu ve bununla ilgili makaleler yayınlayacağımı şurada yazmıştım. Ubuntu’yu kuralı iki hafta gibi kısa bir süre olmasına rağmen oldukça fazla yol kat ettim kendi çapımda. Şu anda herhangibir sorun yok, tek problem Photoshop’u hala çalıştıramamış olmam <img src='http://www.bloggum.com/public/images/ifadeler/icon_smile.gif' /> Neyse, fazla uzatmadan direkt konuya girelim. Bu yazımda hangi programları kullandığımı, Dreamweaver’ı nasıl çalıştırdığımı anlatmaya çalışacağım parmaklarımın yazabildiği kadar.

Aslında direkt Ubuntu’ya geçmek Windows’da kullandığım bazı programlardan ötürü kolay olmadı. Mesela bunların başında Photoshop geliyor. Hala, Photoshop’da işim olduğu vakit Windows’u açıyorum zaten onun dışında da Windows’u görmüyorum bile. Çünkü diğer bütün işlerimi karşılayabiliyor Ubuntu. Şimdi başlıklar halinde hangi programları kullandığıma gözatalım isterseniz.

Ofis

Malumunuz, ofis dosyaları ile (doc, xls vb. uzantılardaki dosyalar) pek içli dışlıyız. Hesap tabloları, yazışmalar, slaytlar bunların hepsini günde defalarca kullanmak zorunda kalıyoruz. Windows ortamında Office paketi ile sunuluyordu bu araçlar üstelik harici olarak yükleniyordu. Ubuntu’da ise kurduğunuz andan itibaren sizinle. Microsoft Office yerine diğer Linux dağıtımlarında olduğu gibi Open Office kullanıyorum. ihtiyaçlarımı fazlası ile karşılıyor. Hesap tabloları, dökümanlar, yazışmalar, sunumlar ve hatta dizayn bile yapabiliyorum. Onun için Windows ortamını aratmamakla kalmıyor unutturuyor bile insana <img src='http://www.bloggum.com/public/images/ifadeler/icon_smile.gif' />

Araçlar

Araçların en başında sıkıştırma teknolojileri geliyor. Bildiğiniz gibi Linux’un sıkıştırma uzantısı “tar.gz” . Fakat bunun yanında daha birçok uzantıyı açabiliyorsunuz sadece “rar” haricinde. Onu da sadece konsola ufacık bir kod girerek açabiliyorsunuz. Kodları aşağıdan bakabilirsiniz. Windows’da kullandığımız Not Defteri yerine ise Ubuntu’nun editörü olan Gedit’i kullanıyorum. Bu araç zaten Ubuntu’yu ilk kurduğunuz andan itibaren sizinle oluyor. Bir de hatırlamak üzere notlar almak için Ubuntu içinde dahil gelen Tomboy’u kullanıyorum, siz de deneyin mutlaka.

sudo apt-get install rar :Rar uzantılarını açabilmeniz için konsola bu kodu giriyoruz. Konsol’a erişmek için ana menü/donatılar/uç birim komutu ile ulaşabilirsiniz.

internet

En başta tarayıcı olarak tabi ki Firefox kullanıyorum. Zaten Windows’da da geçerli tarayıcım Firefox olduğu için hiçbir yabancılık çekmiyorum. Onun dışında Gtalk ve MSN problemi var değil mi? Ah biz ne kadar da gevezeyiz <img src='http://www.bloggum.com/public/images/ifadeler/icon_biggrin.gif' /> Gtalk için internet tarayıcımdan Gmail’i açıp içine entegre edilen talk kısmından gerçekleştiriyorum görüşmelerimi. MSN için aMSN kullanıyorum. aMSN kurmak için kod yazmayacağız. Ya nasıl yapacağız?

Kod yazmadan kurulum yapmak da mümkündür ancak burada bir uyarı yapayım. Bazen tüm eklentileri ile birlikte kurmuyor istediğiniz programı. aMSN kurulumunda ise sorun yok. Bu yol için ana menü/sistem/yönetim/synaptic paket yöneticisi komutunu uyguluyoruz. Açılan pencerenin üst kısmında “ara” butonuna tıklıyor ve çıkan kutucuğa “amsn” yazıyoruz. Çıkan sonuçlardan aMSN üzerine gelip sağ tıklıyoruz. Ve gelen menüden “kurulum için işaretle” deyip seçiyoruz. Son işlem olarak yine üst kısımda bulunan “Uygula” butonuna tıklıyoruz. Gelen soruya “Yüklenecek” komutunu verdikten sonra kurulum başlıyor. inen dosyaların durumunu görebiliyorsunuz bu esnada. Daha sonra Ubuntu inen paketi uygulayıp işlemin bittiğine dair mesajı veriyor. Burada daha birçok program mevcut, istediğinizi aynı yöntemlerle kurabilirsiniz. Ha uunutmadan kurduğunuz programı görebilmek için ana menüden ilgili kategori altına mutlaka bakmalısınız.

E-posta işlemleri içinse Thunderbird kullanıyorum. Onun dışında internet ile ilgili kullandığım bir program yok. MSN, Yahoo Messenger için bir başka program Gaim ise zaten Ubuntu’da entegre edilmiş bir şekilde geliyor.

Multimedia

Geldik olmazsa olmazlarımıza yani eğlence programlarına ve gerekli araçlara. En başta mp3 çalıcıya ihtiyacım oldu. Daha önceden de azıcık tecrübem olduğu için ilk kurduğum programlardan birisi XMMS. Winamp ile hemen hemen aynı. Hem de her yönü ile aynı. Video oynatmak için ise Mplayer’ı kullanıyorum ancak wmv dosyalarını yürüteceğim zaman problem yaşıyorum. CD-RW için önce deneme amaçlı Nero’yu, Windows’da çalışan bildiğimiz Nero’yu kurmuştum. Ancak daha sonra tecrübeli sesler K3B’yi kullan dediler. Haklılar da Nero’yu solda bırakır. Hem hız olarak çok iyi hem de daha janjanlı.

sudo apt-get install xmms Mp3 dosylarınızı dinleyebilmek için

sudo apt-get install mplayer Video dosyaları için

sudo apt-get install k3b Cd-Rw için

Grafik

Photoshop olmayınca en büyük yardımcım tabi ki Gimp oluyor. Gimp sizin kurmanıza gerek kalmadan Ubuntu kurulduğu andan itibaren sizinle oluyor. Forumlarda ya da okuduğum makalelerde aslında Gimp’in Photoshop’dan daha yetenekli olduğu vurgulanıyor. Ancak bana çok zor geliyor <img src='http://www.bloggum.com/public/images/ifadeler/icon_smile.gif' /> Yine de bir Photoshop olsa fena olmazdı <img src='http://www.bloggum.com/public/images/ifadeler/icon_wink.gif' /> Ekrandan görüntü almak içinse klavyemde “Print Screen” tuşuna bastığım anda gerekli program açılıp kaydetme seçeneklerini ve yerini ayarlamanıza imkan veriyor.

Web Geliştirme

Tabi ki Wordpress’i kurup localhostda çalıştırmamak ayıp olurdu. Wordpress kullanmadan önce ise bazı araçlara sahip olmanız gerekiyor. Ben de cahil olduğum için şuradaki yazıdan yardım aldım. Yazıyı çok dikkatli okuyun çünkü ben bir yerini kaçırdığım için silip yeniden kurmak zorunda kaldım araçları. Tamam ama Web geliştirme için sadece bunlar yeterli değil, editöre de ihtiyacımız var. Ben Dreamweaver’i de yüklemiştim ancak Aptana‘nın da çok iyi olduğunu gördüm. Kod yazmak için çok iyi geliştirilmiş, Dreamweaver’ı aratmıyor yani. Bazen Windows’daki Not Defteri’nden olduğu gibi Gedit’den yardım alıyorum.

Ubuntu’da Dreamweaver’ı Nasıl Çalıştırdım?

Aslında bunun tamamen tesadüf olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Önce GCG’nin şuradaki yazısından esinlenerek bir tane Portable Dreamweaver 8 bulup çalıştırdım. Sonra Wine’ın nelere kadir olabileceğini anlamak için sabit diskimin yedeklerinde bulunan Dreamweaver’ın “setup.exe” dosyasının yolunu Wine içinde girdim ve kurulum başladı. Wine’ı açınca “Dosya” menüsünden “çalıştır” komutunu verdim. Gelen kutucuğa da “hdd2\programlar\web\dw8\setup.exe” gibi bir komut yazdım. Siz de neredeyse ona uygun olarak düzenleyip çalıştır butonuna tıklayabilirsiniz. Sonrası ile aynı Windows’a kurulum yapar gibi gerçekleşti, seri numarasını da girdikten sonra herşey mükemmel oldu ve yüklendi. Tabi yüklendiğini ilk başta göremiyorsunuz, onun için Dosya Dizini/home/h-yaman(sizin kullanıcı klasörünüz ne ise ona) giriyoruz ve burada gizli dosyaları da görebilmek için CTRL+H tuş kombinasyonunu kullanıyoruz. sonra klavyeden .wine yazıp seçilen klasöre giriyoruz. Buradan da “drive_c/Program Files/Macromedia/Dreamweaver 8″ dizinine gelerek kontrol edebiliriz. Programa çift tıklayınca direkt açmıyor. Ya Wine’a girip her seferinde o dosyayı çalıştırmak lazım ya da benim gibi bir kısayol oluşturmak lazım. Kısayol için masaüstüne gelip boş bir yerde sağ tık yapıp “Başlatıcı Oluştur” demek yeterli. Burada gerekli alanları doldurduktan sonra “Komut” satırına aşağıdakini kendinize uyarlayıp yazarak kısayolu oluşturabilir ve programı Wine’ı açmadan çalıştırabilirsiniz.

env WINEPREFIX=”/home/h-yaman/.wine” wine “C:\Program Files\Macromedia\Dreamweaver 8\Dreamweaver.exe” (tırnaklar dahil)

Kısayolu oluşturduk artık gönül rahatlığı ile kullanabiliriz. Ha unutmadan eğer Wine ile çalıştırdığınız başka program varsa yukarıdaki komutu uyarlayıp aynı şekilde onu da kullanabilirsiniz.

Ben geceleri yastığa kafamı koyunca müzik dinlemeyi çok sevdiğim için Windows’da bilgisayarı belirttiğim zamanda bilgisayarı kapatmak için bir program kullanıyordum. Değilse, sabaha kadar açık kalıyordu oyuncağım <img src='http://www.bloggum.com/public/images/ifadeler/icon_biggrin.gif' /> Ona benzer bir program bulamadım. Neden? Çünkü programa gerek yok, ufacık bir kod ile işimi hallediyorum. Önce konsola su root komutunu yazıp enter tuşuna basıyoruz. Password satırına root şifremizi yazıyoruz ve root oluyoruz. Daha sonra da shutdown -h +(kaç dakika sonra kapanmasını istiyorsanır buraya onu girin) kodunu yazıyoruz. Ve bilgisayarınız o süreden sonra otomatik olarak kapanacaktır.

Oldukça uzun bir yazı oldu. Ben burada kendi öğrendiklerimi dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım. Atladığım kısımlar mutlaka olmuştur. Yine öğrendiğim programlar olursa takviye makalelerde belirteceğim. Linux ustalarından yine bir isteğim olacak, bildikleri güzel programları yorumlarda açıklaması ile birlikte paylaşırlarsa hem benim için hem de diğer arkadaşlar için faydalı olacaktır. Bir sonraki Ubuntu makalemizde görüşmek üzere.

Ücretsiz Video Dönüştürme Araçları

Bundan sadece 4 sene önce video kayıtları genel olarak kasete çekim yapan kameralar ile kayıt yapılıyordu. En azından “dijital” dediğimiz çağ bu kadar etkili değildi. Muhtemelen kasete çekilen videolar da yine kasetten ya da cd’ye aktararak izlenebiliyordu. Lakin günümüzde onların hepsi çöpe gitmiş gibi. Artık direkt DVD’ye ya da hafıza kartı dediğimiz alnından öpülesi teknoloji ürünlerine kaydediliyor. Dolayısı ile bilgisayar ortamına aktarmak daha da kolay oluyor. Ancak bilgisayar ortamına girince de işin içine oldukça fazla detay giriyor. Mesela dosya formatı dediğimiz kavram ortaya çıkıyor. Ya da internetten indirdiğimiz bir videoyu bulunduğu formattan başka bir formata dönüştürmek gerekiyor. Bu liste uzayıp gideceği için kısacası çeşitli nedenlerle video formatlarını değiştirmek zorunda kalıyoruz. O vakit de bir video dönüştürücü programa ihtiyaç duyuyoruz. Bu yazımda birkaç ücretsiz video dönüştürme aracına değineceğiz. Araç diyorum çünkü hem masaüstü programları var hem de bu işi yapan internet üzerinde birkaç servis de mevcut.

Programların hepsini tek tek kurup denemem mümkün olmadığı için detaylarını da yazamıyorum. Yani detaydan kasdettiğim şey nasıl kullanıldığı, program arayüzünde neyin ne işe yaradığıdır. Bu konuda da affınıza sığınarak programların destekledikleri video formatları ve indirme adreslerini sıralamaya başlıyorum.

1-Quick Media Converter

Desteklediği Dosya Türleri:FLV, AVI, DIVX, XVID, MPEG, MPEG 2, MP3, MP4, MPEG4,Real Media TS QuickTime, PSP,iPod Iphone, WMV, VCD, 3GP, 3G2, M4A, AMR, H264, H263

İndirme Adresi

2-Super The Ultimate Video Converter

Desteklediği Dosya Türleri:3gp/3g2 (Nokia,Siemens,Sony,Ericsson), asf, avi (DivX, H263, H263+, H264, XviD, MPEG4, MSmpeg4 etc..), dat, fli, flc, flv (used in Flash), mkv, mpg (Mpeg I,Mpeg II), mov (H263, H263+, H264, MPEG4 etc..), mp4 (H263, H263+, H264, MPEG4), ogg, qt, rm, ram, rmvb, str (Play Station), swf (Flash), ts (HDTV), viv, vob, wmv, ac3, amr, mp2, mp3, mp4, mpc, ogg, ra, wav, wma.

İndirme Adresi(Sayfanın en altında)

3-Handbrake

Desteklediği Dosya Türleri:VIDEO_TS folder, DVD image, AC-3, LPCM, MPEG.

İndirme Adresi

4-Format Factory

Desteklediği Dosya Türleri:MPG, AVI, 3GP, FLV, MP4, MP3, OGG, WMA, M4A, WAV, JPG, BMP, PNG, TIF, ICO, Rip DVD.

İndirme Adresi

5-Videora iPod Converter

Desteklediği Dosya Türleri:avi, divx, xvid, flv, x264, vob, mpeg, DVD’s, YouTube, etc, MPEG-4, H.264.

İndirme Adresi

6-xVideo Service Thief

Desteklediği Dosya Türleri: Youtube, Google Video gibi video paylaşım sitelerindeki videoları AVI, MPEG1, MPEG2, WMV, MP4, 3GP, MP3 formatlarına çevirme.

İndirme Adresi

7-Free MP4 to AVI WMV MOV 3GP FLV Converter

Desteklediği Dosya Türleri: AVI, WMV, MPEG, MP4, ASF, VOB, 3GP, iPhone, MOV’dan 3GP’ye dönüştürme.

İndirme Adresi

İnternet Servisleri

1-Vixy.net: Youtube videolarını AVI, MOV, MPEG4, 3GP ve MP3 formatlarına dönüştürüyor. Benim favori servisim de bu.

2-Zamzar: Youtube videolarını istediğiniz ses ve görüntü formatına dönüştürüyor.

3-Movavi: Video paylaşım sitelerindeki videoları iPhone, iPod, cellphone, AVI, MPEG, MOV, FLV, MP4, 3GP, MP3 formatlarına dönüştürüyor.

4-Media Convert: 150 MB’a kadar olan video dosyanızı başka bir video formtına dönüştürebiliyor.

5-vConvert: Youtube videolarını WMV, MP3, 3GP, mov, MP4, MP3 formatlarına dönüştürüyor.

Benim gözüme çarpanlar bu kadar. Eğer sizin kullandığınız araçlar da varsa yorumlarda paylaşırsanız sevinirim. Başka bir makalede buluşmak üzere.

Windows Vista’ya Ağ Paylaşımlı Yazıcı Kurmak

Windows Vista’nın kullanıcılar ile tanışmasının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen tartışmalar hâlâ devam ediyor. Birçok kullanıcı Windows Vista’yı görselliğinden değil de kullanışı açısından beğnmedi. Hatta çevremde şahit olduğum en sık olay yeni bilgisayarı ile gelen lisanslı Vista’yı iptal ederek yerine Windows Xp kurulmasıdır. Çünkü bazı yerlerde bana göre de çok saçma uyarılar koyuyor kullanıcılarının önüne Windows Vista. Bir dosyayı bir yerden alıp başka bir yere kopyalıyorken dahi size uyarı verebiliyor. Uzmanlar bu konunun kullanıcı profilinden kullanıcının kendisini yönetici olarak atadıktan sonra hallolacağı yönünde görüşler yürütüyorlar. Ancak yönetici olsanız dahi yönetici olmuyorsunuz.

En sık yaşadığımız sorun olduğu için örnek vereceğim. Eğer bir program kuruyorsanız ve program yeni klasör oluşturacaksa ya da dosya sistemlerinde bir değişiklik yapacaksa kurulum yarıda kesiliyor. Fakat kuracağınız programın “setup” dosyasına sağ tıklayıp “Yönetici olarak çalıştır” seçeneğini kullanırsanız bu sorun ortadan kalkıyor. Ama bu işlemi neredeyse her program kurulumunda yapmak zorunda kalıyoruz.

Eğer bir CD’yi sürücüye yerleştirdiysek ve işlevini cd tam olarak yapmıyorsa yine aynı çözüm yolu kullanılıyor. Kendi başımdan geçen bir olay; elimde mevcut olan bir eğitim cd’sini geçtiğimiz hafta Vista’da kullanmaya kalktım. Cd’yi eğer yeni bir sistemde kullanacaksam lisans işlemlerini gerçekleştirmem gerekiyordu. Lisans işlemlerinden herşey güzeldi fakat en sonunda sürekli “işlem kaydına yetkiniz yok” şeklinde bir uyarı alıyordum. Ben de merak edip cd’yi aldığım firmayı aradım destek için. Karşıma çıkan dişicana da durumu izah ettim. Sonrasında ise dişican “cd sürücünüze sağ tık yapıp yönetici olarak çalıştır seçeneğini seçin ve öyle deneyin” dedi. Evet bu anda zaten jeton düştü. Yine o kahrolası şey.

Birkaç gün önce de ağ paylaşımına sahip yazıcımı kurmak istedim. Windows XP’de sorunsuz yükledim ve çalıştırıyorum da teknoloji harikası şeyi. Sürücü cd’sini çalıştırdım fakat kurulum yine yarısında kesildi. Yönetici olarak çalıştırmayı denesem de olmamıştı. Bugün nereden estiyse başka bir yol ile denemeyi tercih ettim. Başarılı da oldu.

Öncelikle Denetim Masası/Yazıcılar yolunu izledim. Klasik klasör içinde sağ tıklayp “yazıcı ekle” dedim fakat başarısız bir sonuç elde ettim. Ancak bunun yerinde yine aynı menüdeki Yönetici olarak çalıştır/Yazıcı Ekle yolunu izledim. Eğer sistemden uyarıları pasif yapmadıysanız bir soru ekranı gelecektir buna da “devam” dedim. Sonrasında bana yazıcının bağlantısı ile ilgili bir soru ekranı geldi. Burada üsteki seçenekte yerel yani direkt kendi bilgisayarıma kuracağım bir yazıcı tipi veriliyor. Ben onun yerine ikinci seçeneği yani “Ağ, Bluetooth, Kablosuz Ağ” seçeneğini seçtim. Çünkü ağ paylaşımlı bir yazıcıyı sisteme dahil edecektim. işlemin sonrasında ağ üzerinde bulunan yazıcıları aradı ve buldu. Ekranda yazıcıyı portu ile birlikte gösterdi. işleme devam ettiğimdeyse yazıcının sürücüsünü istedi. Yazıcım Windows’un kendi listesinde olmadığı için internetten güncelleme aldım. Fakat yine sonuç çıkmadı. Ben de de sürücü cd’sini yerleştirip Windows Xp/2_k klasörü içindeki sistem dosyasını “disketi var” butonu yardımı ile kaynak gösterdim. Yazıcımın Vista için özel sürücüsü olmadığı için böyle yaptım. “Devam” butonuna tıkladıktan sonra kurulumu gerçekleştirdi ve yazıcım başarı ile kuruldu. Şu anda da sorunsuz çalışıyor. Bu arada yazıcı modeli Epson CX-11N

Son söz; eğer bir programı, sürücüyü kurarken ya da işlem yaparken acayip hatalar alıyorsanız mutlaka dosyaya sağ tık yapıp Yönetici olarak çalıştır seçeneğini aktif edin. Mutlaka sorun giderilecektir.

Facebook'a Üye Olma Hesap Açma

Facebook hakkında hiç bir bilginiz yok! İngilizceniz yeterli değil! Sizde bir facebook sayfanız olsun istiyorsunuz! O zaman detaylı video anlatımını içeren eğitim videosunu seyredin, anlatılanları adım-adım yapın. Herşeyin ne kadar kolay olduğunu göreceksiniz !

Facebook kayıt olma ve hesap açma ile ilgili herşeyi aşağıdaki videoda anlattım:

Kelebek Resimleri

Geçenlerde annem kahvaltı hazırladığı için balkon yıkama görevi bana düşmüş, ben de elimden gelen özveriyle balkonu yıkamıştım. Yıkarken gözüme balkona dörtlüleri yakıp parketmiş bir kelebek ilişti. Makinemi alıp kendisine onu meşhur edeceğimi söyledim. Kendisini görmek için sizi şöyle alayım. Pek ilgisi yok ama Fadime Zurna adındaki diş doktorumuzun tabelasını da görmek lazım <img src='http://www.bloggum.com/public/images/ifadeler/icon_smile.gif' />

HTML Formatını PDF Formatına Dönüştürme

Zaman zaman incelediğimiz bir web sayfasını kaydetmek isteriz. Kaydetme işlemi esnasında ise ne resimlerin kaybolmasını isteriz ne de sayfadaki bilgilerde bir eksiklik olmasın isteriz. Hatta bazen bu sayfalar döküman niteliğinde olduğu için bir şekilde arşivlemek isteriz. Ancak HTML formatında arşivlemek biraz zahmetli ve sonrası içinde ideal bir çözüm olmuyor.

Ben, bu tür içerikleri arşivlerken PDF formatının efsane olduğundan yanayım. Hem resimler, metinler ve bağlantılar çıkıyor hem de arşivim düzgün duruyor. Gereksiz resim klasörlerinden arınmış, tertemiz bir arşive sahip oluyorum. Önceden PDF işlemini yaparken çeşitli yazılımlardan yararlanıyordum. Sonrasında gelişen internet servislerinden faydalanmaya başladım.

Birkaç gün önce gözüme bu türde çarpan bir servis ise hem kullanım basitliği hem de işlevselliği ile çok hoşuma gitti. HTML-PDF Converter servisinde bulunan URL satırına PDF formatına çevirmek istediğimiz internet sayfasının adresini yazıp “Make PDF” butonuna basıp beklemek yeterli oluyor. Ajax kullanıldığı için ilerleme göze çarpmıyor. Çeviri yapılan sayfanın içindeki resim ve diğer içeriklerin durumuna göre süre uzayıp kısalabiliyor. h-yaman.com’un anasayfasını çevirmesi 12 saniye sürüyor. Tabi bunda internet bağlantı hızının da etkisi var. Çeviri işleminden sonra bilgisayarımıza dosyayı kaydediyor.

Tekrar söylemem gerekirse; hem kullanıcıları karşıladığı basit arayüz ve basit kullanım ile sınıfının en iyi servislerinden birisi.

İnternette Yerel Seçim Sonuçları

29 Mart’da yapılacak olan yerel seçimlerin hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Siyasi partiler adaylarını açıkladı ve adaylar da bir miktar bütçe ile seçim büroları, televizyon programları, halk konuşmaları, araç süslemeleri, gazete reklamları, şehir içinde çeşitli yerlerde büyük poster ve afiş çalışmaları ve bunlara benzer onlarca yol ile seçmenlere ulaşmaya çalışıyor. Bunlar bizi ilgilendiriyor elbette ama asıl ilgilendiren internet üzerinde yapılan hazırlıklar.

Sağolsun Obama, tüm siyasetçilere bir yol açmış oldu. Obama, seçim kampanyalarını internetten destekleyerek sempati kazanmıştı hatırlarsanız. Ülke adaylarımız da bu modeli kendilerine seçmişler. Hemen hemen tüm adayların “com.tr” uzantılı bir kişisel internet sayfası var. Kişisel derken, ne iş yaptığı, ailesi, nerede yaşadığı ve buna benzer bilgilerle bir iletişim formu bulunuyor. Tabi bu sitelerin çoğu Firefox’da hata veriyor <img src='http://www.bloggum.com/public/images/ifadeler/icon_smile.gif' />

İnternet sayfalarını oldukça makul karşılıyorum. Çünkü artık çağımız değişti, herkes interneti çeşitli amaçlar için kullanıyor. Medyayı kıran bir sektör. Bu yüzden olumlu sonuçları olacaktır elbette. Hani kendim siyasete atılsam bir blog ile seçim kampanyalarımı yüütürüm. Ya da aklıma gelebilecek ilk yöntem budur. Adaylarımızın bloguna rastlamasam da kişisel sayfaları şimdilik iyi bir ilerleme diye düşünüyorum.

Seçim çalışmalarının internette hızla aktığı platformlardan birisi de Facebook. Birçok siyasetçimiz Facebook güzeli oldu çıktı. Açılan gruplar, insanlara gönderilen davetler, siyasetçilerden gelen arkadaşlarlık istekleri ve daha onlarca Facebook uygulaması. Ben kişisel bir kullanım amacı olduğu için siyasetçilerin adına açılan gruplardan rahatsız değilim. Ancak arkdaşlık istekleri ve benzer uygulamalar ters tepki yapabiliyor. Açıkcası bu oluşturulan gruplar ya da kişilerin çoğu da sahte gibi geliyor bana. Malum insanımız böyle şeyleri marifet bilip insanları kandırmaya yönelik eylemlerde bulunabiliyor.

Hazırlıkların sıçradığı bir diğer internet uygulaması da Twitter. Evet, yanlış okumadınız; bazı adaylar adına Twitter’da sayfalar var. Birkaçı takip listemde de yer alıyor üstelik, benim takip etmediğim ancak kendilerinin beni takip ettiği <img src='http://www.bloggum.com/public/images/ifadeler/icon_smile.gif' />

Benim gördüklerim bu kadar. Sizin paylaşmak istediklerinizi de çekinmeden yorumlarda ifşa edebilirsiniz. Tekrar söylüyorum bu durum daha bloglara sıçramadı. Ama kampanyaların en ses getirecek yeri bence bloglardır. Birgün siyasete atılırsam blogumda seçim kampanyalarımı görebilirisiniz. Örneğin tarihi belli olmamakla birlikte hayalimde muhtarlık adaylığı <img src='http://www.bloggum.com/public/images/ifadeler/icon_biggrin.gif' />